22.7.08

Ayıplı Mal

Haber eski, modern sabahlarda konuşmuştuk haftalar önce. Sokakta “double trouble” yazılı tişörtüyle dolaşan bir teyze görünce aklıma geldi (Yazının teyzenin hangi uzuvlarına denk geldiğini anlamışsınızdır). Herkes istediğini giyer tabii de, o hanımefendi beladan uzak yaşamaya gayret ediyordu bana göre. Üzerindeki tişörtün mesajının farkında değildi. Dolayısıyla aklıma o haberdeki bahtsız adam geldi.

"fetish machine" falan da yazıyor!

Yazık, özenmiş... ŞAns eseri üstünde "pimp" falan yazan bir kazak almış, sokakta turistler gülmüşler görünce. Duruma uyanınca mağazaya iade etmeye çalışmış; mahkemeye vermeyle tehdit etmiş. Mağaza da “Verirsen ver pezevenk!” diyerek adamı yollamış. Bana ayıplı mal sattılar , demiş adam gazetecilere. “Ayıplı Mal” yavan bir tabir normalde, bu durumda yerini bulmuş. Dava açacaktı, sonuçlanmış mıdır?

Mağazanın suçunu hafifletici bazı gerçekler var. Bir kere Pezevenk o kadar da ayıp bir kelime değil! Cümlenin yapısına göre anlamı değişiyor. Küçük bir çocuğa “Naber len pezevenk!” dediğiniz zaman sevgi ifadesi olabiliyor. “Bak sen pezevenge!” dediğimizde hayret; “Pezevengin arabasına bak!” dediğimizde hayranlık; “Nerede kaldı bu pezevenk?” cümlesinde de merak ifadesi olabiliyor. “Nada’da suyu 3 YTL’ye satıyor pezevenkler!” dediğimizde Fahir anlamında kullanıyoruz kelimeyi…

Bütün gazeteler alaycı bir şekilde yaklaşmıştı ama olayın olası yansımalarını değerlendirmek lazım. Dava örnek oluşturacak çünkü. Oğullarının küfürlü ya da seks esprileri içeren tişörtleriyle pazara çıkan anneler, “Double Trouble” yazılarının altına denk gelen sarkık memelerin sahibi teyzeler ve Slayer tişörtleriyle cam silen gündelikçilere de dava açma hakkı doğuyor. Mahkeme önlerinde pankartlarını ve memelerini sallarken görebiliriz bu insanları yakında!

Kazağın dolaba kalkmasıyla kapanacak bir meseleyi basın sayesinde herkes duymuştu. Bütün gazetelerde de fotoğrafı vardı mağdurun, elinde çirkin kazakla… (zevksiz pezevenk! (sevgi ifadesi)).

Gelelim işin en acı kısmına… Fotoğrafı Radikal’in internet sitesinden buldum ben. Jpeg’i “pez” diye kaydetmişler. Yazık… Pezevenk yazınca google’da çıkıyor mu adamın fotoğrafı diye baktım; neyse çıkmıyor.

NOT: Şimdi birileri google'da pezevenk ararken bu sayfa çıkacak karşısına, iyi mi! Google'da pezevenk mi aranırmış , diyenler "Keyword Analysis 2" başlıklı yazımı beklesinler, insanımızın neler aradığını öğrenecekler...

2 yorum:

Marchioly dedi ki...

Sayın Kayacan,

Yazınızı okurken "ekikikikıhhhkıhh" şeklinde yüzüme yayılan tebessüm, "muhahahehehehüheheghhhhh...öghmmmöhöööhöööhööghmm" tıkanmasına kadar uzandı. Ev halkı yardıma koştu, komşular ağıtlar yaktı, köylüler imece yaptı.

İnanınız benzer bir durumdan bendeniz de muzdaribim. Seneler önce karumdan arkasında italyanca el yazmasıyla uzuuuun uzuuuun nameler yazan bir gömlek almıştım. Gençliğin getirdiği delikanlılık ve çoşkuyla pek çok ortamda o gömlekle dolaştım. Sonrasında yavaş yavaş içimi paranoya kurtları kemirmeye başladı. Ya sırtımda " Bunu giyen çok toy, gel bi de sen koy!" ya da " Hatalıysam tokatla uslanayım!" falan gibi bir şey yazılmıştıysa? İtalyanca konuşabilen ve ismi Fahir olmayan pek çok dostum olsa da derdimi açamadım. Ancak bir yandan da gömleği giymekten (ki o zaman eksi 20 kilo kadar daha bir atletiktim) vazgeçemedim.

Ülkemizdeki italyanca kitap okuma alışkanlığının azlığından mıdır ya da sırtımda taşıdığım yazının masumiyeti veya okunamamazlığından mıdır nedir başıma acı bir olay gelmedi.

Gençlerimizi de bu konuda uyarmak adına yazınıza eşlik ettim saygılar efem.

bozuk saat dedi ki...

Konu ile ilgili bir değerlendirmem var. Adresini veriyorum:

http://bozuksaat.com/sayfa/uzerinde-ingilizce-pezevenk-yazan-kazak