28.10.08

İnternet Yazıhanesi

İnternet sitesini babam da açar, sen yazıhaneden haber ver!

İnternet sansüründe geldiğimiz nokta bu!

"Ben Youtube'm, ben Facebook'um, bana kimse karışamaz, ben dünyada faaliyet gösteriyorum' derse, böyle bir şeye müsaade etmemiz mümkün değil. Bunun bizim açımızdan hiçbir kıymeti yoktur… Burada para kazanıyorsa gidecek vergi dairesine kayıt olacak, gelecek yetki belgesi alacak…" demiş Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım.

Vergi borçları yüzünden kapatılacak sitelere hazırlanalım!

Ama yetki belgesi mantıklı, bu iş ciddi! Güzel bir işhanında "Google Arama, Reklam ve Emlak Hizmetleri" diye bir ofis olsa… Camında "Her türlü araştırmanız itina ile yapılır." yazsa… "İlkokul arkadaşlarını bulmada kampanya – Facebook" yazıhanesiyle komşu olsa fena mı olur?

Konuyu alaycı bir dille eleştirdiğimi zannetmeyin. Ben elimize müthiş bir fırsat geçtiğine inanıyorum. Bugüne kadar teknolojide hep arkadaydık, takip etmeye çalışıyorduk. Şimdi bir adım önceyiz. Dünya internette site açmayla uğraşırken, biz yeni nesil teknolojiyi duyuruyoruz. İnternet sitesinin yazıhanesini açmak! İlk bakışta saçma, ama bilgisayar olmadan da internette dolaşma imkanı olacak! Gideceksin çayını söyleyeceksin, işini gördüreceksin… Hatta blogcular da arzuhalcileri kullanarak düşüncelerini yaymaya devam edebilirler. Sadece kötü tarafından bakmayalım her şeye…

Bir de uzmanlaşma konusu var… Şöyle demiş bakanımız:

"Zaman içerisinde olacak bir şey bu. Hepimizi için yeni bir alan. Her gün yeni yeni siteler çıkıyor. Bunların öğrenilmesi, bu bilgi toplumuna yönelik detayları bilebilmemiz mümkün değil. Gençler daha çabuk bu işin içine giriyor. Bizim yaştaki insanlar biraz bu alanın dışında kaldılar. Bunun için biraz gayret göstermemiz lazım. O yüzden yargıçların tecrübe kazanması gerekiyor. Ortak kanaat bu. "

Zaman içinde… İyi, ne zaman? Gazetecilerin sorusu cevapsız kalmış. Mahkemenin iki yüz metre aşağısında bir internet kafeden 15 yaşında bir çocuk bulabilirlerdi, bilirkişi olarak yardımcı olurdu. Uzmanlaşmayı da fazla beklemezdik!

İnternet sansürü karşısında sessiz kalan partilerden hiçbiri gerçek anlamda özgürlükçü ve demokrat olamaz… Ona sıra gelmiyor, diye düşünmeyin. Deniz Seki'nin Kral Tv'de haber okuması bile gündeme geliyorsa sansürün konuşulmamasının bahanesi yok!

1 yorum:

ozan dedi ki...

Tabi şu açıdan da bakmak lazım. Bu açılacak olan yazıhaneler şu anki kriz ortamında işsizliğe karşı ufak da olsa bir katkıda bulunmuş olur. Nedir efendim, çaycısı, ofis boyu, temizlikçisi değil mi?
Bu arkadaşların daha sonra iş bulma gibi bir sıkıntıları da olmaz.(Googledan referansı var)

Siteler sürekli kapatıldığı için bir süre sonra tüm işlerimizi bu yazıhanelerden yürüteceğimizi göze alırsak ayakçı dediğimiz iş takip eden elemanların da buralarda türeyeceğini söylemek hayal olmaz herhalde. (Abi trafik cezası mı sorgulatacaksın? 5 dk'da halledelim istersen)
İnternet kafelerde bütün gün oyun oynayan çocukları da bu alana yönlendirirsek hiçbir problem kalmaz bence.

Yalnız facebook ofisinin kapısına bodyguard şart. Bütün gün, bi arkadaşa bakıp çıkacağım diye gelecek insanları düşünürsek zor valla.